Biraz Prag, Biraz Dünya
Bu blogu ilk açtığımda hayatım bugünkünden oldukça farklıydı.
O dönem üniversite, Erasmus, Brno, Avrupa’da yaptığım ilk seyahatler ve sonrasında muhasebe mesleğine giriş sürecim hakkında yazıyordum. Açıkçası çok profesyonel bir planım da yoktu. Yaşadığım, öğrendiğim veya ilginç bulduğum şeyleri paylaşmak hoşuma gidiyordu.
Sonra hayat devam etti, işler yoğunlaştı ve blog biraz kendi halinde kaldı.
Aradan yıllar geçti.
Bugün hayatımın büyük bölümü Prag’da geçiyor. Türkiye ve Çekya arasında çalışıyor, seyahat ediyor, farklı kültürlerden insanlarla tanışıyor ve Avrupa’nın farklı şehirlerini keşfetmeye devam ediyorum.
Muhasebe ve iş dünyası hâlâ hayatımın önemli bir parçası. Bunun yanında yurtdışında yaşamanın getirdiği bambaşka bir dünya var:
Oturum işlemleri, vizeler, MOI ziyaretleri, noterler, ev bulmak, araba almak, toplu taşıma, trenler, uçaklar, Bolt–Uber karşılaştırmaları...
Bir de hayatın biraz daha eğlenceli tarafı var.
Seyahat, Bachata ve dans dünyası, Erasmus+, farklı şehirlerin gece hayatı, restoranlar, barlar, tanıştığım insanlar ve zaman zaman “Buraya gerçekten gitmeye değer mi?” diye düşündüğüm mekanlar.
Yurtdışında yaşarken şunu fark ettim:
İnsan bazen çok basit bir sorunun cevabını bulmak için onlarca farklı site okumak zorunda kalıyor.
Prag’da hangi toplu taşıma biletini almalıyım?
Çekya’da araba almak mantıklı mı?
Bir expat olarak şirket kurmak zor mu?
MOI’(göçmen ofisi) da hangi işlem nerede yapılıyor?
Prag’dan Viyana’ya tren mi otobüs mü?
Erasmus+ tam olarak ne?
Prag’da Bachata nerede yapılır?
Hangi bar gerçekten güzel, hangisi sadece turistlere yönelik?
Türkiye ile Çekya arasında günlük hayat neden bu kadar farklı?
Bazen de cevabı Google’da olmayan sorular oluyor.
Bir şehri üç cümleyle nasıl anlatırsınız?
Bir ülkede yaşamakla o ülkeyi turist olarak ziyaret etmek arasındaki fark nedir?
Mekan önerilerinde de klasik listelerden biraz uzak durmak istiyorum. Gizli kalmış yerler, ilk buluşma mekanları, arkadaşlarla gidilecek publar, yalnız gidilebilecek barlar, geceyi uzatmak için doğru yerler… Yani sadece “nereye gidilir?” değil, “hangi durumda nereye gidilir, neden gidilir ve ne zaman hiç gidilmez?” sorularına da cevap vermek istiyorum.
Dans insanın sosyal hayatını gerçekten değiştirir mi?
Ve tabii Avrupa’da birkaç yıl yaşadıktan sonra bir Türk olarak hâlâ şaşırdığım şeyler neler? :)
İşte bu blogu yeniden açmamın nedeni biraz da bunlar.
Burada her şeyi tek bir konuya sıkıştırmak istemiyorum.
Bazen Türkiye’de muhasebe ve iş dünyası hakkında mesleki bilgiler paylaşacağım.
Bazen Çekya’da yaşayan veya buraya gelmeyi düşünen expatlar için küçük rehberler hazırlayacağım.
Bazen Erasmus+, öğrenci hayatı ve yurtdışına gelme yollarından bahsedeceğim.
Bazen Prag, Viyana, Budapeşte, Berlin veya yolumun düştüğü başka bir şehir hakkında kendi gözümden birkaç şey anlatacağım.
Bazen Bachata, dans ve Avrupa’daki dans kültürü olacak.
Bazen restoran, pub, club ve gece hayatı.
Bazen de tamamen kişisel, gereksiz ama eğlenceli bir şey. :)
Buradaki amacım kusursuz bir seyahat rehberi veya ansiklopedi oluşturmak değil.
Bazı konuları mesleki deneyimimle, bazılarını yıllardır Çekya’da yaşayan bir yabancı olarak, bazılarını ise sadece gezip görmüş ve merak etmiş biri olarak anlatacağım.
İşe yarayan şeyleri paylaşacağım.
Beğendiğim yerleri neden beğendiğimi, sevmediklerimi neden sevmediğimi söyleyeceğim.
Ve mümkün olduğunca, internette yazılanlardan çok yaşadıklarımdan bahsedeceğim.
Eski yazılarıma baktığımda 2012’de Brno’daki Erasmus hayatını, 2014’te SMMM sınavını ve o dönem Avrupa’da gördüğüm şehirleri anlattığımı fark ettim.
Bugün dönüp bakınca aslında konu çok da değişmemiş.
Sadece dünya biraz büyümüş.
Belki de bu blogun yeni isminin içinde “Worlds” olmasının hoşuma gitmesinin nedeni de budur.
Farklı ülkeler, farklı meslekler, farklı kültürler, farklı insanlar ve birbirinden tamamen farklı görünen hayatların arasında bir yerde...
Yeniden hoş geldiniz. :)
Welcome to my little corner of different worlds.
Yorumlar
Yorum Gönder